Reklam
Vakıf Katılım
Tarih : 2026-08-24 09:05:01

Piyasaların odağında TCMB, Fed ve tahvil faizleri olacak

Değerlendirmede, Türkiye tarafında haftanın ilk önemli göstergesinin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) sektörel enflasyon beklentileri olacağı belirtildi. Beklentilerdeki değişimin para politikasının fiyatlama davranışları üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi açısından önem taşıdığı ifade edildi.

A1 Capital, TCMB'nin 1 Mart 2026'da ara verilen bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanmasına karar verdiğini hatırlattı. Değerlendirmede, kararın likidite yönetimi açısından teknik bir adım olmakla birlikte para politikasının yönü açısından da önem taşıdığı kaydedildi.

Kararın ilk etkisinin kısa vadeli TL faizlerinde görülebileceği belirtilen değerlendirmede, bankaların fonlama maliyetlerindeki düşüşün TLREF ve kısa vadeli para piyasası faizlerine yansıyabileceği, bunun ardından mevduat ve kredi faizlerinde kademeli değişiklik görülebileceği ifade edildi.

Tahvil piyasasında özellikle kısa vadeli faizlerin düşüş yönünde etkilenebileceği, bankacılık sektörü açısından ise fonlama maliyetlerindeki gerilemenin marjlar üzerinde olumlu etkide bulunabileceği belirtildi. Bununla birlikte mevduat rekabetinin seyri ve fonlama maliyetlerindeki değişimin belirleyici olacağı kaydedildi.

Değerlendirmede, TCMB'nin repo ihalelerine yeniden başlamasının tek başına dolar/TL'de belirgin bir hareket oluşturmasının beklenmediği, ancak efektif faiz oranlarındaki değişimin yabancı yatırımcıların taşıma getirisi hesaplamalarında etkili olabileceği ifade edildi. Kur ve rezerv performansının birlikte takip edilmesi gerektiği belirtildi.

A1 Capital, söz konusu adımın yeni bir faiz indiriminden önce atılabilecek ara adımlardan biri olarak değerlendirilebileceğini bildirdi. Değerlendirmede, TCMB'nin önce efektif fonlama faizini politika faizine yaklaştırdığı, enflasyon ve kur koşullarının uygun olması halinde ilerleyen dönemde politika faizinde indirim alanının oluşabileceği kaydedildi.

FTSE'nin cuma günü açıkladığı endeks düzenlemesine de değinilen değerlendirmede, Türkiye'den yeni hisse girişleri, halka arzların eklenmesi, fiili dolaşım oranındaki artışlar ve üst segmentlere yükselişlerin erteleneceği belirtildi. Likidite, piyasa değeri veya diğer uygunluk kriterlerini kaybeden hisselerde ise endeksten çıkarılma, ağırlık azaltımı ve Micro Cap segmentine düşüş gibi uygulamaların devam edeceği ifade edildi.

Petrol piyasasına ilişkin değerlendirmede, Brent petrolün haftanın başında 90 doların üzerine çıktığı ve hafta sonuna doğru 95 dolar seviyesine yaklaştığı belirtildi. Fiyatlamada yalnızca jeopolitik risklerin değil, fiziksel petrol akışındaki olası bozulmaların da etkili olduğu kaydedildi.

Altının haftayı yüzde 5'in üzerinde yükselişle yaklaşık 4.624 dolar/ons seviyesinde tamamladığı belirtilen değerlendirmede, yükselişin yalnızca İran kaynaklı gelişmelerle açıklanamayacağı ifade edildi. Doların zayıflaması, ABD tahvil piyasasına ilişkin mali sürdürülebilirlik ve uzun vadeli faiz tartışmaları ile İran-Hürmüz kaynaklı güvenli liman talebinin altın fiyatlarını etkileyen unsurlar arasında bulunduğu kaydedildi.

Küresel piyasalara ilişkin değerlendirmede, geçen haftanın öne çıkan başlıklarından birinin ABD tahvil piyasası olduğu belirtildi. Ekonomik aktivitedeki yavaşlama ve enflasyon baskısındaki ılımlı seyrin normal koşullarda tahvil faizlerini aşağı çekmesi beklenirken, özellikle uzun vadeli ABD tahvil faizlerinin yüksek seviyelerde kalmasının dikkat çektiği ifade edildi.

A1 Capital, piyasanın yalnızca ABD Merkez Bankası'nın (Fed) politika faizini değil, ABD'nin bütçe açığını, artan Hazine borçlanmasını ve uzun vadeli borcun taşınması için talep edilen risk primini de fiyatladığını belirtti.

ABD Hazinesi'nin bazı uzun vadeli tahvil geri alım operasyonlarının büyüklüğünü 2 milyar dolardan 4 milyar dolara çıkarmasına da değinilen değerlendirmede, söz konusu işlemin niceliksel gevşeme (QE) olarak değerlendirilmediği ifade edildi. İşlemin Hazine'nin borç yönetimi ve piyasa likiditesi kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi.

Fed'e ilişkin değerlendirmede, temmuz ayı Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) tutanaklarında enflasyon risklerinin tamamen ortadan kalkmadığının görüldüğü kaydedildi. Bununla birlikte, tutanakların temmuz toplantısındaki koşulları yansıttığı, sonrasında açıklanan istihdam, enflasyon ve tüketim verilerinin Fed'in değerlendirmesini değiştirmiş olabileceği ifade edildi.

A1 Capital, mevcut görünümde Fed'in faiz artırmak istemediği ancak faiz indirimi konusunda da yeterince rahat olmadığı değerlendirmesinde bulundu. Bu durumun uzun süreli bir bekleme dönemine işaret edebileceği belirtildi.

ABD hisse piyasalarına ilişkin değerlendirmede, S&P 500 endeksinin haftayı yüzde 1,43, Nasdaq endeksinin ise yüzde 2,05 düşüşle tamamladığı kaydedildi. Uzun vadeli faizlerdeki yükselişin, gelecekteki nakit akımlarına daha fazla dayanan teknoloji şirketleri üzerinde daha fazla baskı oluşturduğu ifade edildi.

A1 Capital, yapay zeka yatırımlarında piyasanın odağının büyüme beklentilerinden, bu büyüme için yapılan yatırımların yükselen sermaye maliyetini karşılayıp karşılamadığına doğru kaydığını belirtti. Uzun vadeli ABD tahvil faizlerinin teknoloji hisseleri açısından öneminin arttığı kaydedildi.

Bu haftanın veri gündeminde ABD'nin öne çıkacağı belirtilen değerlendirmede, çarşamba günü açıklanacak PCE enflasyonu, kişisel tüketim harcamaları, ikinci çeyrek büyüme revizyonu ve dayanıklı mal siparişlerinin takip edileceği ifade edildi. Ayrıca Jackson Hole toplantısında Fed'in ekonomik verilere ilişkin değerlendirmelerinin piyasalar tarafından izleneceği kaydedildi.

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 Kırklareli Haberler Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.